ABD Seçimleri Hem Facebook Hem de Twitter’a Duyulan İhtiyacı Gösterdi

ABD Seçimleri Hem Facebook Hem de Twitter’a Duyulan İhtiyacı Gösterdi

2016 seçimleri, Amerikan vatandaşlarının politik konularda etkileşime geçmeye hazır olduklarını göstermiştir.

Sosyal ağlar, kullanıcıların ilgisini çekebilmek için sık sık birbirlerinin özelliklerini kopyalamaktadırlar. Ancak 2016 seçim dönemi bize, yakınsamaya rağmen, insanların sosyal medya platformlarını farklı şekillerde nasıl kullandıklarını göstermiştir.

‘Facebook seçimleri’, ‘Twitter seçimleri’ ve hatta ‘Snapchat seçimleri’ gibi yakıştırmalar online dünyada ve medyada dolaşırken, bu sıfatların gerçeği yansıtıp yansıtmadığını sorgulayan tartışmalar da yayılmaktan geri kalmamıştır. Bazı analizlere göre bir platformun tüm seçimler boyunca baskın olması, hedeflenmiş reklamlar ve adayların belli seçmenlere erişim becerisine bağlıdır.

Bu seçimler bize sadece politika için en uygun platformları göstermemiştir. Etkileşim kurabilmek için sosyal ağların ne kadar gerekli olduğu da doğrulanmıştır.

Snapchat’in günlük kullanıcı sayısı geçtiğimiz aylarda Twitter’ı geçse de, bu platform yalnızca teke tek iletişime ve bilgi paylaşımına olanak tanımaktadır. Pew’e göre, yetişkin ABD vatandaşlarının yalnızca 2%’si haberleri Snapchat’ten takip etmektedir. Bu platform politik söylevlere değil, kişisel mesajlaşmaya uygun olarak tasarlanmıştır. Politik mesajlar içeren şapkalar takan köpek resimleri, sokak sanatı fotoğrafları vb. politik içerikler paylaşmak ve hatta seçmenleri takip etmek için en doğru platform Instagram’dır. Ancak kısıtlı yorum özelliği, politik tartışmalardan çok emojiler ile etkileşime olanak tanır.

Facebook ve Twitter elbette ayrıntılı tartışmalar için en doğru platformlardır ancak bu tartışmalar, platformlar arasında tarz ve tonlama değişiklikleri gösterirler. Herhangi bir sosyal medya strateji uzmanı size Facebook paylaşımlarınızın, Twitter paylaşımlarınızdan farklı olması gerektiğini açıklayacaktır. Aynı makaleleri, esprileri ya da fikirleri platformlar arasında kullanabilirsiniz. Ancak çoğu kez Facebook tartışmalarının aile ve arkadaşlar çevresinde gerçekleşirken, Twitter’ın 140 karakter kısıtlamasından geçen paylaşımların genelde yabancıların tepkilerini topladığını da göz önünde bulundurmanız gerekir.

On yıldan fazla bir süredir Facebook ve Twitter’ın başarılı olma ve – platformlar bunu kabul etmese de – haber alım noktaları haline gelme sebebi ikisinin de spesifik amaçlara hizmet etmesidir.

Facebook elbette çok daha büyük bir kullanıcı tabanına sahiptir (Facebook’un günlük kullanıcı sayısı 1.79 milyarken, Twitter her gün 313 milyon kullanıcıya ev sahipliği yapar). Pew Araştırma Merkezi’nin yürüttüğü bir araştırma, yetişkin ABD vatandaşlarının 44%’ünün haberleri Facebook üzerinden, yalnızca 9%’unun ise Twitter üzerinden takip ettiğini belirlemiştir.

Facebook konuşmacısının yaptığı bir açıklamaya göre 23 Mart 2015 (Ted Cruz’un adaylığını koyduğu tarih) ile 1 Kasım 2016 arasında, ABD vatandaşları 8.8 milyar beğeni, paylaşım ve yorum yapmışlardır.

Konuşmacıya göre, şirketin elinde 2012 seçimleri ile karşılaştırma yapacak kadar veri bulunmamaktadır, ancak son araştırmalar 2015’te en çok konuşulan konunun 2016 başkanlık seçimleri olduğunu belirlemiştir.

Buna karşılık olarak Twitter ise, ilk tartışmaların başladığı Ağustos ayından beri, ABD seçimleri hakkında 1 milyar tweet’in paylaşıldığını açıklamıştır (Twitter blog paylaşımı).

Buna rağmen teknoloji dünyası ve yatırımcılar, kâr sağlamakta zorlandığından dolayı Twitter’a karşı tavır almışlardır. Bu seçim süreci ayrıca Twitter’ın en başarısız özelliğinin de altını çizmiştir. Şirket başarısının bu sene içinde düşük olması, Twitter’ın ‘troll’ kullanıcıların özgürce paylaşım yaptıkları bir platform olmasından da kaynaklanmaktadır.

Twitter, başkanlık münazarası gibi organizasyonlarda anlık iletişim kurabilmek için ideal bir platformdur. Bu etkileşimler, 140 karakterlik paylaşımlar halinde, son derece hızlı bir biçimde gerçekleşir. Aralarından sadece birkaç paylaşım sıyrılarak viral başarıya ulaşabilir, diğerleri ise bir paylaşım okyanusu içinde kaybolmaya mahkumdur.  Politik haberler ile pop kültürü referanslarını birleştirmek ise Twitter başarısının anahtarıdır. Twitter’ın kullanıcı tabanı küçük olabilir, ancak bu tarz paylaşımlar onu hararetlendirmeye yeterlidir. Aynı özellik Facebook’ta da bulunsa da, hızlı Twitter akışı ile aynı tadı vermeyecektir.

Bir kullanıcı Facebook üzerinden paylaşım yaptığında arkadaşları bunu anında görmeyebilirler, bu yüzden Twitter anlık münazaralar için daha uygun bir platformdur. Bir Facebook paylaşımı genelde kullanıcının çevresinden öteye yayılamaz (diğer kullanıcılar bu içeriği paylaşsalar da). Bir Facebook paylaşımı belli bir etkileşim seviyesine ulaşırsa, platform algoritması paylaşımı daha çok kullanıcıya göstermeye başlar ve bu sayede etkileşim artar. (Bir Tweet’i beğenmek etkileşimi arttırmaz, retweetlemek arttırır.)

Bazı istisnalar dışında paylaşımlar farklı platformlarda bu yolları izlerler.

Sosyal medyadaki politik tartışmalar, sadece zaman geçirmek için bir yol değildir. Aynı zamanda birçok Amerikalı için kayda değer değişiklik yapmanın bir yöntemidir. Pew araştırması yetişkin ABD vatandaşlarının 20%’sinin gördükleri bir içerik sayesinde politik olaylarla ilgilenmeye başlamış olduğunu, 17%’sinin ise sosyal medya sayesinde politik görüşünü değiştirdiğini göstermiştir.

Sosyal ağların, özellikle de Facebook’un becerisi hakkında tartışmalar baş göstermiştir. Şirket iddiaları yalanlasa da, sol görüşlerin yarattığı şikayetlerden dolayı Facebook çalışanlarının haber yöneticiliğinden alındıkları haberi yayılmıştır. Ancak kullanıcılar da politik görüşlerinin kısıtlı olmasında rol oynarlar. Pew’ün yürüttüğü araştırma aynı zamanda kullanıcıların 40%’ının politik haberleri engellediğini ya da minimuma çektiğini de göstermiştir.

Bu tarz bir hedef kitle ise Donald Trump’a son derece uygun olmuştur. Düşüncelerini filtrelemeye ihtiyaç duymadan açıklamıştır. Trump ne zaman Twitter üzerinden bir hakaret paylaşsa, ilgileri üzerine toplamıştır. Öte yandan Hillary Clinton ise, tweet fikirleri konusunda çalışanlarına güvenmiştir. Bu tweet’lerin zaman zaman bilgi vermek amaçlı tasarlandığı göze batsa da, hepsinin medyaya uygun düzenlendiği bellidir.

Bazı Amerikalılar Trump’ın şeffaflığını heyecan verici bulurken, – Twitter ona gece 2:30’da doğaçlama sohbet ayrıcalığını sunmuştur – seçim öncesinde, kampanya takımının Trump’ın tüm tweet atma ayrıcalıklarını elinden alması son derece ironik olmuştur.

 

Kaynak: entrepreneur.com

0

Leave a Comment

You must be logged in to post a comment.