Google AdWords’ü Verimli ve Doğru Kullanmak

Google AdWords’ü Verimli ve Doğru Kullanmak

Şirketlerin Google AdWords üzerinden kazanç sağlamakta zorlanmalarının önemli nedenleri vardır. Dışarıdan bakıldığında Google AdWords, harika bir pazarlama olanağı gibi görünüyor. Reklamlarınız istediğiniz zaman, istediğiniz yerde konumlandırılıyor, bu sayede web sitenizi sadece ideal hedef kitleniz karşısına çıkartma olanağı yakalıyorsunuz. En azından Google AdWords’ün temel amacı bu. Maalesef AdWords yönetimi o kadar da basit değil. Evet, Google AdWords’ü 25 çalışana sahip bir şirketi 250 kişilik bir kadroya kadar büyütmek için kullananlarda var, fakat aynı zamanda kampanyalara yüz binlerce dolar harcadıktan sonra tek bir satış yapamayan şirketler de mevcut.

Peki AdWords’ün potansiyelini kullanmak neden bu kadar zor? Aşağıda sizi şaşırtacak istatistikler bulabilirsiniz.

1. Çoğu Google AdWords reklam harcaması boşa gidiyor.

Google AdWords hesaplarındaki anahtar kelimelerin ortalama %12’sinin tüm dönüşümleri gerçekleştirdiğini biliyoruz. Yani, 10 anahtar kelimeye teklif veriyorsanız, bunların dokuzu israftır. Elbette bunlar kampanyanızın daha büyük görünmesine neden olur, hatta belki web sitenize trafik bile çekebilir – ama bunlar verimli ziyaretler değildir ve dönüşümle sonuçlanmaz.

Yani, işe yaramazlar.

Daha da kötüsü bütçenizi bitiren de bu anahtar kelimelerdir. Bütçenizin ortalama %61’ini oluşturan bu anahtar kelimelerin size bir getirisi olmaz. Burada sorun, birçok şirketin AdWords’e yayılımcı biçimde yaklaşmasıdır. Hedef kitlenizi anahtar kelime bombardımanına tutarsanız en azından biri hedefi tutturur.

İkinci Dünya Savaşı’ndan kalma bu yöntemin sıkıntısı, hedefe ulaşma ihtimallerini arttırsa da kampanya yürütmeyi çok masraflı hale getirmesidir. Ne gariptir ki, bu şirketlerin çoğu kampanyaya başlamadan önce bile hangi anahtar kelimelerin daha fazla dönüşüme yol açtığını bilir. Kampanyalarına anahtar kelime eklemelerinin sebebi ise, diğer anahtar kelimelerin yarattığı, görünmeyen, gizli takipçi fırsatlarını kaçırmaktan korkmalarıdır.

Elbette yeni anahtar kelimeler denemek yanlış değildir, ama dönüşüm getirmeyen anahtar kelimeler tüm bütçeyi tüketirken, dönüşüm getirenlerin bütçe eksikliğinden dolayı başarısız olması kabul edilemez.

2. Reklamların yarısı web sitelerine trafik yönlendirir.

AdWords hesaplarının neredeyse %90’ı, berbat sonuç sayfası stratejisine sahiptir. Yarısından fazlası (%52) trafiği sonuç sayfalarına yönlendirir ama %15’ten azı sonuç sayfalarını denetler.

AdWords kampanyanızın kâr sağlaması için tıklamalar yeterli değildir. Sitenizi ziyaret edenleri dönüşüme ikna etmek işin önemli kısmıdır. AdWords kampanyanız ne kadar etkili olursa olsun, sonuç sayfa deneyimini optimize etmiyorsanız, bütçenizin büyük kısmını boşa harcıyorsunuz demektir.

Neyse ki, sonuç sayfanızı geliştirmenin en basit yollarından biri mesaj tutarlılığını geliştirmektir. Başka bir deyişle, reklamlarınız ziyaretçilere sonuç sayfasında ne bulacaklarını açıklamalı, sonuç sayfanız ise vaat edileni sağlayabilmelidir. Bunun gerçekleşmesi için, reklam kopyanız onu tetikleyen anahtar kelime ile yakın bir ilişki içerisinde olmalıdır. Örneğin, anahtar kelimeniz ‘koltuk’ ise, reklamınızda bu kelimeyi kullanmalısınız. Sadece ‘mobilya’dan bahseden bir reklam potansiyel müşteriniz için iyi bir eşleşme olmayacaktır.

Reklamınıza tıkladıklarında, sonuç sayfanız da ‘koltuk’ hakkında bilgiler bulundurmalı, mümkünse anahtar kelime başlıkta kullanılmalıdır. Sonuç sayfanızda anahtar kelime bulunmazsa ziyaretçilerinizin kafaları karışır ve hayal kırıklığına uğrarlar. Ve sitenizden ayrılırlar. Bu yaklaşım birçok sonuç sayfası ve reklam yaratmanızı ve test etmenizi gerektirir. Bunun yanında bu yöntemi kullanan müşterilerimiz dönüşüm oranlarında %50’lik bir artış yakalamışlardır, bu yüzden gösterdiğiniz çaba sonuç verecektir.

3. Takip edilmeyen AdWords kampanyaları başarısız olurlar.

Her başarılı online pazarlamanın kalbinde analitik yatar ve AdWords buna istisna değildir. Hubspot’un Inbound Durumu raporuna göre, inbound pazarlamanızı takip etmek, ROI’nizi geliştirme olasılığınızı %1700 oranında yükseltir. Başka bir deyişle, analitik kullanırsanız başarılı olma şansınız 17 kat artar.

Analitik neden AdWords başarısı sağlamak için gereklidir? Analitik olmadan, neyin çalışıp neyin çalışmadığını bilemezsiniz, bu da fark etmeden bütçenizi harcamanıza sebep olur. Reklamlarınızın online hedef kitlenizle nasıl etkileşime geçtiğini anlayabilme becerisi sağlaması, AdWords’ü bu kadar popüler yapan en önemli etkendir, bu yüzden çoğu şirketin kampanyalarını takip etmelerini beklersiniz, değil mi? Şaşırtıcı şekilde, AdWords hesaplarının yalnızca yarısı kampanyalarını ve web sitelerini takip eder. Bu analitikleri etkili biçimde kullananların sayısı ise bundan bile düşüktür.

Hata yapanlar sadece AdWords reklamcıları değildir. Hubspot bunun yanında, şirketlerin sadece %53’ünün inbound pazarlama ROI’lerini takip ettiğini belirtmiştir. Peki bu AdWords pazarlaması için ne anlama gelir? Sizi hesaplarla sıkmak istemem ama gerekli işlemleri yaptığınızda sonuçların ne kadar ürkütücü olduğunu kendiniz görebilirsiniz: analitik kullanmayan AdWords kampanyalarının %97’si başarısız olur.

Eğer dönüşüm oranlarını takip etmiyorsanız paranızı çöpe atıyorsunuz demektir.

4. Çoğu AdWords hesabı yanlış yönetilir.

Sonuç olarak AdWords kampanyalarının başarısız olmalarının temelinde ilgi eksikliği yatar.

Verimsiz anahtar kelimeler? AdWords’te negatif anahtar kelimeler ekleyerek yeteri kadar zaman harcarsanız sonuçta yüksek performans sağlayan anahtar kelimelere ulaşırsınız.

Tutarsız mesajlar? Yeteri kadar reklam ve sonuç sayfası denemeleri yaparsanız sonuçta en başarılı olanları bulabilirsiniz.

Takip eksikliği? Sonuç almadan AdWords’te yeteri kadar zaman harcarsanız kampanyanızın başarılı olması için gerekli analitikleri takip etmeyi öğrenirsiniz.

Maalesef, çoğu hesap bu sorunları çözmek için gerekli ilgiyi görmemektedir. Larry Kim’e göre, AdWords hesaplarının yalnızca %10’u haftada bir optimize edilmektedir. Benim değerlendirdiğim hesapların %72’sine bir aydan uzun süre dokunulmamıştı bile. Bu kadar hesabın sonuç almakta zorlanmasına şaşırmamak gerek.

Başarılı bir AdWords kampanyasının anahtarı zamandır. Harika sonuçlar elde etmek istiyorsanız kampanyanızı optimize etmek için zaman ayırmaya istekli olmanız gerekmektedir. Asıl soru şu: AdWords’e ne kadar zaman ayırmalısınız? Kampanyanıza aylık olarak $10,000 harcıyorsanız, haftada en az 1-2 saatinizi hesabınıza ayırmalısınız (işlerin yolunda gittiğinden emin olmak için). Kampanyanızı geliştirmek için ise haftada 4-6 saatinizi feda etmeniz gerekmektedir.

Yeni kampanyalar daha fazla ilgiye ihtiyaç duyarlar. Genelde bunları günde en az 3 kez kontrol ederim.

Bunun anlamı günde üç defa büyük değişiklikler yapmanız değildir, ancak AdWords tıpkı küçük bir çocuk gibidir. Ona ne kadar ilgi ve zaman ayırırsanız, performansı o kadar iyi olur.

Sonuç

Yukarıdaki bilgiler 2,000’den fazla hesap denetledikten sonra, şirketlerin neden Adwords’ün potansiyelini kullanamadıklarını gösteren sonuçlardır. Neyse ki, analitik kullanmak, gereksiz anahtar kelimelerden kurtulmak, tutarlı mesajlar vermek ve hesaba gerekli ilgiyi göstermek kolay adımlardır.

Hikayenin ana fikri mi? AdWords kampanyanızın başarılı olmasını istiyorsanız yukarıdaki istatistiklerin bir parçası olmaktan kurtulun! Google Partneri Inovanka Google AdWords Hizmetleri için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

İlginizi Çekecek Bir Başka Yazı

Kaynak: Entrepreneur

0

Leave a Comment

You must be logged in to post a comment.