5 Önemli Dijital Pazarlama Metriği

5 Önemli Dijital Pazarlama Metriği

Yazıdaki 5 Önemli Dijital Pazarlama Metriği; her başarılı dijital pazarlama stratejisinin temeli

durumundadır. Ancak, şirketler internetteki pazarlama çalışmalarının başarısını ölçerken bunların

birçoğunu kullanmakta zorluK yaşarlar. Şirketler sıklıkla yeni müşterilerine odaklandıklarından,

pazarlama stratejisinin gerçek başarısını ölçen karmaşık formülleri göz ardı ederler.

Dijital Pazarlama uzmanları devamlı olarak değişen ve gelişen bir döngünün içinde

bulunmaktadırlar. Dijital Pazarlama seçenekleri ve stratejilerinin her gün artması, şirket ve

pazarlama uzmanlarının rakiplerinin önüne geçmelerini gerektirir. Etkili bir dijital pazarlama stratejisi

geliştirebilmek için, önemli metrikleri ve formüllerini iyi anlamanız hayati önem taşır.

DİJİTAL PAZARLAMA METRİKLERİ;

1. ROI (Yatırımın Geri Dönüşü)

ROI dijital pazarlama metriği en yaygın formüllerden biri olup, anlaması belki de en kolay olanıdır.

Bu metrik, yatırımın ne kadar etkili olduğunu ölçmenize yardımcı olan bir araçtır. ROI, giderleri ve

yatırımın geri dönüş oranını hesaplayarak, bu yatırımın verimliliğini ölçer.

ROI genel olarak diğer metriklerle birlikte kullanılır ve bu ölçümlerden önemli iş planları

oluşturmanıza yardımcı olur. Buna rağmen, ROI ölçümleri farklı durumlara göre

değiştirilebilir. Bir şirket, bu metriği stoklarının geri dönüşünü hesaplamak için, diğeri ise

yeni PPC ya da SEO stratejilerinin verimliliğini ölçmek için kullanabilir.

Örneğin; bir şirket Google AdWords’e aylık olarak 5,000 TL yatırım yapıp 10,000 TL net kâr

alıyorsa, bu ROI’nin %100 olduğunu gösterir.

Formül şu şekilde çalışır: ROI = (Net Kâr / Yatırım Giderleri) x 100

2. CPA (Eylem Başına Ödeme)

CPA dijital pazarlama metriği , adından da anlaşılacağı üzere bir şirketin bir dönüşüm için ödemesi

gereken miktarı temsil eder.

Bu metrik aynı zamanda satın alım ya da form doldurma gibi spesifik eylemlere

de uyarlanabilir, ve bu sayede, pazarlama stratejisinin oluşturulmasına yardımcı olabilir. CPA

kampanyalarının riski genelde düşüktür ve tüm ödemeler istenen eylem gerçekleştirildikten

sonra yapılır.

Çoğu şirket, CPA’i Satın Alım Başına Ödeme olarak görür. Örneğin, bir şirket SEO

kampanyasına 3,000 TL yatırım yapar. Sadece SEO’dan 100 yeni müşteri elde eder. CPA

hesaplanırken müşteri başına 30 TL harcandığı görülür. Burada formül:

CPA = (Maliyet / Dönüşüm)

Reklam kampanyasına yapılan yatırımın dönüşüm sayısına bölünmesi ile bulunur.

3. ROAS (Reklam Harcamalarının Geri Dönüşü)

Basitçe açıklamak gerekirse ROAS, reklamlardan sağlanan kâr oranını simgeler. Bu metrik,

reklam kampanyalarına harcanan tüm yatırımı hesaba kattığından, pazarlama kampanyalarının

verimliliğini en iyi ölçen metrik sayılabilir. ROI size genel bir bakış sağlayabilir, ancak

ROAS formülleri her pazarlama ağının performansını açıkça gözlemleyebilmenize yardımcı

olur. Örneğin, ROAS’ı belli kampanyalara ve reklam gruplarına odaklı olarak kullanabilir, kâr

sağlamayan reklamları optimize etmek için gerekli verileri buradan alabilirsiniz.

ROAS ölçümleri bunun yanında size pazarlama kanallarının, kâr sağlamak için yeterli

verimliliğe sahip olup olmadıklarını da gösterebilir. Örneğin; bir şirketin Google reklamlarına

20,000 TL yatırım yaptıktan sonra 60,000 TL gelir elde ettiğini varsayalım. ROAS’ları 2 TL’dir –

(60,000 TL – 20,000 TL) / 20,000 TL.

Burada formül:

ROAS = (Reklamdan elde edilen kâr / Reklam giderleri)

4. CLV (Müşteri Yaşam Süresi Değeri)

Bu metrik, bir müşterinin bir şirkete tek seferlik getirisini değil, müşterisi olduğu süre

boyunca getirdiği kârı ölçer. CLV ilk etkileşimden son satın alıma kadar tüm aktiviteleri

hesaba katar. Burada amaç, pazarlama kanallarının uzun vadeli verimliliklerini ölçmektir.

Diğer bir deyişle, belli bir pazarlama kanalının CLV ölçümleri yüksekse, bu kanalda bulunan

müşterilerinize daha fazla yatırım yapmak istersiniz. Bu metrik aynı zamanda pazarlama

stratejilerinizi gözlemleyerek şirketinizin uzun vadeli başarısını ölçmenize de yardımcı olur.

Örneğin; 600 sipariş tamamlayarak 40,000 TL gelir elde ettiyseniz, ortalama sipariş değeri;

40.000 TL / 600= 66,67 TL’dir. Sonra, sipariş sayısını müşteri sayısına bölerek satın alım sıklığını

hesaplayabilirsiniz. Bu durumda, 400 müşteriniz varsa, satın alım sıklığı 1.5 olacaktır.

Müşteri değerini hesaplamak için 66.67 (AOV) x 1.5 (PF) = 100 TL (CV) formülü kullanılır.

Artık CLV’yi hesaplamak için CV değerini, müşterinin şirketle ilişkisi olduğu süreçle

çarpabilirsiniz. Genelde 1 ile 5 arasında bir sayı seçmek daha doğru sonuçlar doğurur. 3 yıllık

bir anlaşmanın zorunlu olduğunu varsayalım.

Bu durumda formül:

100 (CV) x 3 (yıl) = 300 TL

Müşterinizin yaşam süresi değeri üç yıl içinde 300 TL olarak hesaplanmıştır.

CLV formülü:

AOV = (Sipariş sayısı x kâr oranı)

PF = (AOV / Müşteri Sayısı)

CV = (AOV x PF)

CLV = (Müşteri Değeri x Müşteri Devamlılığı)

5. Müşteriyi Elde Tutma Oranı

Müşteriyi Elde Tutma Oranı, müşteri sadakatini ölçen bir metriktir. Yeni müşteriler çekmek,

eski müşterileri elde tutmaktan daha maliyetlidir. Müşterilerinizin şirketinize ne kadar bağlı

olduklarını görmek, iş stratejilerinizi belirlemenize yardımcı olur. Sadık müşterilerinizi

şirketinizle daha uzun süre çalışmaya ikna ederseniz, kâr oranlarınızı arttırırsınız.

Örneğin; yılın ilk çeyreğine 25 müşteri ile (CS) başlayarak, zamanla 10 yeni müşteri (CN)

elde ederseniz, ancak 7 müşteri kaybederseniz, sonuçta 28 müşteriniz (CE) olur. Aşağıdaki

formülü kullanarak Müşteriyi Elde Tutma Oranı’nı hesaplayabilirsiniz – bu durumda sonuç

%72’dir.

Müşteriyi Elde Tutma Oranı = (Süreçte sonundaki müşteri sayısı – Kazanılan müşteri sayısı) / Süreç başındaki müşteri sayısı x 100

Kaynak: Entrepreneur.com

0

Leave a Comment

You must be logged in to post a comment.