Dijital Pazarlama Çalışmaları Nasıl Daha ‘İnsani’ Hale Getirilir ?

Dijital Pazarlama Çalışmaları Nasıl Daha ‘İnsani’ Hale Getirilir ?

Dijital pazarlama önemli bir pazarlama stratejisi haline gelmiştir. Dünya popülasyonunun %40’ının internet kullandığını düşünürsek, Dijital Pazarlama’nın tüketicilere ulaşması konusunda kafamızda herhangi bir soru işareti yoktur herhalde. 

Fakat işletmeler olarak sadece online pazarlama taktiklerinin karmaşıklığına odaklanırsak, online kişisel çekiciliğinizi kaybetme riskine girmiş oluruz. Sadece taktiklerden oluşan çalışmalar, saygı kazanmaz, sanal takip sağlamaz veya kişisel çekicilik sağlamaz. Dijital Pazarlama çalışmalarımızda daha derin, daha etkili ve daha insani bir bileşene ihtiyaç duyarız. 

Peki işletmemiz için Dijital pazarlama çalışmalarımızı nasıl kişiselleştirebiliriz ?

Müşterilerinizi tanıyın:

Tüm işlem müşterilerinizi tanımakla başlar. Pazarlamanızı aşağıdakileri anlamadan kişiselleştiremezsiniz:

Müşteri demografikleri Müşterilerinizin yaş aralığı, cinsiyetleri, gelirleri, eğitim seviyeleri ve iş alanları vb.

Müşteri psikografikleri ‘İlgi alanları, aktivite ve fikirlere göre oluşturulmuş potansiyel müşteri profili.’ vb.

Aşağıda, müşterilerinizi daha iyi anlamak için kullanabileceğiniz birkaç yöntem bulabilirsiniz:

Bir kişilik yaratın – Pazarlama kişiliğiniz; tipik ya da hedef müşterinizin çalışan bir modelidir.

Müşterileriniz için anketler hazırlayın – İyi bir anket müşterileriniz hakkında kişisel bilgiler toplayarak pazarlama stratejinizi daha doğru oluşturmanıza fırsat verir.

Müşterilerinizle yüz yüze görüşün – Müşterileriniz şirketinizdir, ancak onlarla tanışmazsanız onları tanıma olanağı bulamazsınız. Bunun anlamı müşterilerinizle yüz yüze görüşmektir. Müşteri etkinlikleri ve sponsorlu toplantılar bunu yapmanıza olanak verecektir.

Bir müşterinizi pazarlama takımınızın parçası yapın – Bazı şirketler direkt müşteri havuzundan çalışanları işe alırlar. Örneğin, Buffer, potansiyel çalışanlarını ürünlerini anlayan insanlar arasından seçer. Stratejik bakış açısından bakıldığında bunu anlamak mümkündür. Müşteri ihtiyaçlarını, arzularını ve günlük deneyimlerini anlayan çalışanlar istersiniz.

Müşterinizi ne kadar iyi anlarsanız, pazarlamanızı o kadar kişiselleştirebilirsiniz.

Markanız için kişisel sözcüler kullanın:

Tamamen kişiliksizleşmenin en hızlı yolu kişiliksiz bir sese sahip olmaktır.

İçeriğinizin sesi; insancıl, anlaşılabilir, yaklaşılabilir, uyumlu ve gerçekçi olmalıdır.

Diğer bir deyişle, Online Pazarlama’nız gerçek isim ve kişilikleri, yazıları, paylaşımları, blogları ya da e-postaları olan gerçek insanlar tarafından yürütülmelidir.

Bunlar ister ‘sözcüleriniz’ ister ‘marka yöneticileriniz’ ister ‘içerik yaratıcılarınız’ olsun fark etmez.

İşin aslı şu: Gerçek insanlarla iletişime geçen gerçek insanlar dijital pazarlamanızın gerçekten kişisel hale gelmesinin tek yoldur.

Şirketiniz merkezi bir karaktere sahip değilse, sorun yok! Var olan müşterileriniz, konuk paylaşımları yoluyla kişisel pazarlamanızda seslerini duyurabilirler. Bu teknik Crazy Egg ve Hubspot gibi şirketlerde harikalar yaratmıştır.

Sosyal medya ile etkileşime geçin. Sadece paylaşım yapmayın:

Şirketlerin %93’ü sosyal medyayı pazarlamalarında kullanır. Ancak sosyal medya yönetimleri ne kadar kişiseldir?

Burada sosyal medya yolunu şaşırır. Şirketler burayı etkileşim platformundan çok paylaşım platformu olarak kullanır.

Twitter’ı örnek alalım. Twitter ne içindir? Günde dört kez 140 karakterlik bir paylaşım yapmak için mi? Hayır.  Twitter’ın amaçları beğenme, retweet, yanıt verme ve feedback istemedir.

Araştırmalar bunu doğruluyor. Retweet isterseniz retweet alırsınız. ‘Please ReTweet’ %51 RT oranı almaktadır. ‘Please RT’nin ise %39 RT oranı bulunmaktadır. Hiçbirini kullanmamak ise size sadece 12% RT oranı kazandırır.

Sosyal medyayı sosyal amaçları için kullanacaksanız, etkileşime başlayın. Müşterilerinizle daha kişisel bir seviyede etkileşim kurmak için beğeni, yorum, paylaşma, favori, plus ve get in touch kullanın.

Müşterilerinizden bahsedin:

Sadık müşteriler anılmayı çok severler. Siz bir şirket olarak onlarla kişisel iletişime geçtiğinizde sizi seveceklerdir.

Ancak onlara ‘müşteri’ ya da ‘tüketici’ demeyin. ‘Takım’ ya da ‘hayranlar’ ifadeleri daha çekici görünecektir.

Müşterilerinize retweetleri için teşekkür etmek, müşterilere minnettarlığı halka açık biçimde göstermek ve mesajlarınızı bir topluluğa iletmek gibi müşteri odaklı yöntemler kullanın.

Bir müşteri markalarla ve şirketlerle etkileşime geçtiğinde karşısındakine işlemsel bir varlık olarak değil, gerçek bir insan olarak bakar.

Duygu kullanın:

Pazarlamanızı duygular üzerine kurmalı mısınız?

Kesinlikle evet. İnsanlar duygusal yaratıklardır. Seçimlerimizi – özellikle satın alma seçimlerimizi – duygularımıza güvenerek yaparız.

Zig Ziglar’ın da söylediği gibi, İnsanlar mantıksal sebeplerden dolayı alışveriş yapmazlar. Duygusal sebeplerden dolayı alışveriş yaparlar.

Pazarlama uzmanları, dikkat edin. Stratejilerimizi çoğu kez soğuk sert veriler ve kesin test sonuçları üzerine kurarız.

Bu sebepten dolayı pazarlamanıza hikaye anlatımı, heyecan, aksiyon, problem çözümü, eğitim, ilişkiler ve macera üzerinden duygu yükleyin.

Sonuç:

Dijital pazarlama bize devasa bir avantaj sağladı. Müşterilerle kişisel ve teke tek bir seviyede iletişim kurmamıza olanak verdi. Bu benzersiz ve kolay kolay es geçemeyeceğimiz bir avantajdır.

Pazarlamanızı kişiselleştirmek sadece yeniden hedefleme, veri toplama ve sosyal bahsetmeler için gözlemleme ile ilgili değildir.

Bunun yerine önem vermeniz gereken şey markanızı bütün bir insan gibi göstermektir – interaktif, arkadaş canlısı, açık, şeffaf, samimi olmalısınızdır.

Markanızın dijital maskesini indirdiğiniz an müşterilerle daha farklı yeni yollardan etkileşime geçme şansına sahip olabilirsiniz.

Siz dijital pazarlamanızı nasıl kişiselleştiriyorsunuz? İnovanka Dijital Pazarlama Ajansı ile iletişime geçerek Dijital Pazarlama Çalışmalarınızın ne durumda olduğunu öğrenebilirsiniz.

Kaynak: Neil Patel

0

Leave a Comment

You must be logged in to post a comment.