fbpx

Facebook ve Cambridge Analytica Krizi Detayları

Facebook ve Cambridge Analytica Krizi Detayları

 Stratejik İletişim Laboratuvarları (SCL) ve veri değerlendirme şirketi Cambridge Analytica, belli kişileri bilgilendirmeden verilere erişim sağladıkları için Facebook’tan uzaklaştırılmışlardır.  Bu durum oldukça karmaşık bir hikayedir. Yüzeyden bakıldığında basit bir uzaklaştırma gibi görünse de, yapılan çıkarımlar Başkanlığın yüksek mevkilerine kadar uzanır. Yaşanan durumu daha iyi kavrayabilmek için yazımızı birkaç parçaya bölmeye karar verdik.

Cambridge Analytica Nedir?

Cambridge Analytica bir veri analiz firmasıdır. Bu şirket bazı kaynaklar tarafından Brexit kampanyasının ve Donald Trump’ın sürpriz başkanlık zaferinin parçası olarak, diğerleri tarafından ise her iki tarafı (ve daha birçok kişiyi) kandıran bir organizasyon olarak resmedilmektedir.

Şirket diğer analiz firmaları ile benzerlik göstermekteydi – işlenmemiş verileri kategorilere böler ve reklamcılara (bu durumda siyasi partilere) kullanabilecekleri içgörüler sağlardı. Bu veri sınıflandırmaları, Trump’ın 2016 kampanyasında Wisconsin, Michigan ve Pennsylvania gibi eyaletlerde kararsız seçmenlere ulaşmasına yardımcı olmuşlardır.

2013’te Robert Mercer – öne çıkan muhafazakar yatırımcı – İngiliz SCL Group şirketi ile ortaklık kurmuş ve şirketin analiz bilgilerini Virginia eyaleti valilik seçimlerinde denemeye başlamıştır. Cumhuriyetçi aday Ken Cuccinelli, seçimi kaybetmiştir. Mercer bundan sonra SCL’nin elektronik müdürü Alex Nix ile Cambridge Analytica’yı kurmak için partner olmuştur. Şirketin amacı, Virginia deneyimlerinden yola çıkarak verileri ve analiz bilgilerini gelecek politik kampanyalarda kullanmaktı.

İşe de yaradı. İkilinin ilk büyük zaferi Haziran 2016’da İngiltere Avrupa Birliği’nden çıkmaya karar verdiğinde (şaşırtıcı şekilde) yaşanmıştır.

Yalnızca birkaç ay sonra Cambridge Analytica, sosyal medya verilerinin (ağırlıklı olarak Facebook) doğru kullanımı ile Donald Trump’ın Beyaz Saray’a çıkışını garantileyerek ikinci büyük başarısına ulaşmıştır.

Facebook reklamcıları benzer içgörüleri farklı kesimlerden kullanıcılara uygun kampanya hazırlarken de kullanır ancak bu durumda sorun, verilerin nasıl toplandığıydı.

Ne Oldu?

2014’te Facebook, adayları seçmenlerle buluşturmak amacıyla politik kampanyalarda yer almaya başlamıştır. Bu platformda seçmen verileri gerçek içgörülerle buluşmuş ve potansiyel liderlerin seçmenler ile kişisel boyutta iletişim kurmalarına olanak tanımıştır. Toplanan veriler, oy kullanacak kişilerin siyasi görüşleri ve yaşadıkları bölgeler gibi bilgiler içermekteydi.

Cambridge Analytica, veri toplama sürecini yeni bir boyuta taşıdı. 2015’te Cambridge Üniversitesi’nde profesör olan Dr. Aleksandr Kogan, psikologlar tarafından kullanılacak bir araştırma uygulaması (‘thisisyourdigitallife’) geliştirme sürecinde kullanmak için şirketten Facebook kullanıcı verileri istedi.

Uygulama oldukça sıradan bir yapıya sahipti – ya da öyle görünüyordu.

Bu uygulama 270,000 Facebook kullanıcısı tarafından indirildi – tüm katılımcılar da Kogan’ın uygulamasının kişisel verilerine ulaşmasına izin verdiler. Katılımcıların ve (gizlilik ayarlarının izin verdiği ölçüde) arkadaşlarının beğendikleri içerikler, yaşadıkları şehirler vb. kişisel bilgiler toplandı. Kullanıcılar uygulamayı indirdiklerinde yalnızca kendilerinin değil, arkadaşlarının da verilerini uygulama ile paylaşmayı kabul etmiş oldular.

Daha da kötüsü, Kogan uygulamayı geliştirirken Facebook’a tüm verilerin anonim hale getirileceği ve yalnızca araştırma amacı ile kullanılacağı konusunda söz verdi. Bu anlaşmaya bağlı kalmayan Kogan verileri en az bir şirket ile (Euonia Teknolojileri’nden Cristopher Wylie) paylaştı. İkili daha sonra bu bilgileri SCL ve Cambridge Analytica’nın seçmen profillerini oluşturmak için kullandı. Tüm bunlar Global Science Research şirketinin maskesi altında gerçekleşti ve bu şirket Facebook’a verilerin anonim şekilde ve sadece araştırma amacı ile kullanılacağı sözünü verdi.

İstenen kullanıcı sayısına ulaşmak için Cambridge Analytica, online anketi tamamlamak amacıyla Amazon Mechanical Turk üzerinden serbest çalışanlar işe aldı. The Intercept, geçen yıl gerçekleştirdiği araştırma sonucunda sürecin iki taraf için nasıl gerçekleştiği hakkında açıklama yapmıştır:

‘Global Science Research’ün belirlediği görev dışarıdan bakıldığında son derece sıradan görünmektedir. Şirket serbest çalışanlara anketi tamamlamaları karşılığında 1-2$ ödüyordu. Ancak ödeme alabilmek için çalışanlar başka beklentileri de karşılamak zorundaydılar. İlk olarak, Global Science Researc, yalnızca ABD’de bulunan serbest çalışanlarla ilgilenmekteydi. İkinci olarak, serbest çalışanlar ödemelerini almak için Facebook uygulamasını indirmek zorunda kalıyorlardı. Global Science Research uygulamanın temel demografik veriler ve beğeni kategorileri gibi basit kişisel veriler topladığını açıklamıştı.’

Özünde Cambridge Analytica ekibi, serbest çalışanları kendi bilgilerini ve arkadaşlarının bilgilerini 1-2$ karşılığında vermeleri için kandırmaktaydı. The New York Times’a göre bu süreç 50 milyondan fazla Facebook kullanıcısının bilgilerinin sızdırılmasına neden olmuştur.

Toplanan Veriler Nasıl Görünüyordu?

New York’s New School öğretmeni David Carrol, Cambridge Analytica’nın İngiliz SCL şirketi ile bağlantısının, şirkete İngiltere yasaları altında verileri inceleme olanağı sunduğunu fark etmiştir. Temelde İngiltere vatandaşları online şirketler (Facebook dahil) tarafından haklarında toplanan verileri görme hakkına sahiptirler.

Cambridge Analytica’nın seçmen profilleri oluşturmak için Facebook verilerini nasıl kullandığı tam olarak bilinmemektedir, çünkü bu veriler reklamcılar ve uygulama geliştiricileri ile paylaşılmamıştır. Yapılabilecek en iyi tahmin, Cambridge Analytica’nın bilinen veri noktalarını – yaş, yer, politik eğilimler, beğenilen sayfalar, paylaşımlar vb. – politik anket verileri ile karşılaştırarak eksik verileri tamamladığı yönündedir. Elbette bu yalnızca bir tahmindir.

 

Facebook Kurucusu Mark Zuckerberg Tepkilerden Sonra Neler Dedi ?

Zuckerberg  platformda kullanıcı güvenliğini sağlamak için alınacak yeni önlemlerin aşağıdaki konular olacağını söyledi.

Platformun gözden geçirilmesi. 2014’te platformu değiştirmemizden önce, büyük miktarda bilgiye erişimi olan tüm uygulamaları, veri erişimini azaltmak amacıyla inceleyeceğiz ve şüpheli aktivitelerde bulunmuş her uygulamayla ilgili kapsamlı bir denetleme yapacağız.

“Önümüzdeki süreçte, verilerin kötüye kullanımı nedeniyle bir uygulamayı kaldırırsak, o uygulamayı kullanmış herkese bilgi vereceğiz.

“İnsanları kötüye kullanım hakkında bilgilendirme. Verilerini kötüye kullanmış bir uygulamadan etkilenen insanları bilgilendireceğiz. Bu, insanların ‘thisisyourdigitallife’ aracılığı ile verilerine ulaşılıp ulaşılmadığını öğrenebilmelerini sağlayan bir yöntemin geliştirilmesini de içeriyor.

“Kullanılmayan uygulamalar için erişimi kapatma. Eğer kişi bir uygulamayı son üç ay içinde kullanmadıysa, o uygulamanın kişinin bilgilerine erişimini engelleyeceğiz.

“Facebook ile Giriş verilerinin kısıtlanması. Giriş Yap’ı değiştiriyoruz. Böylece, bir sonraki versiyonunda, uygulama incelemesi (app review) gerekmeksizin bir uygulamanın erişim talep edebileceği verileri sadece isim, profil resmi ve e-posta adresini kapsayacak şekilde kısıtlayacağız.

“Bunun dışındaki herhangi bir bilgiyi talep etmek için bizim onayımız gerekecek.

“İnsanları kullandıkları uygulamaları yönetmek konusunda teşvik etme. İnsanlara hesaplarının hangi uygulamalar ile bağlantıda olduğunu ve bu uygulamalara hangi verilerini kullanma izni verdiklerinin kontrolünü halihazırda insanlara gösteriyoruz.

“Kişisel olarak tanımlanabilir bilgiyi kötüye kullanan geliştiriciler tespit etmemiz durumunda bu geliştiricileri platformdan yasaklayacağız.

“Artık bu seçimleri çok daha belirgin ve kolay yönetilebilir hale getireceğiz.

“Zayıf noktaları bulan kişilerin ödüllendirilmesi. Facebook’un Bug Ödül Programını, insanların uygulama geliştiricilerin de verileri kötüye kullanımı tespit etmeleri halinde Facebook’a rapor edebilmelerini sağlayacak şekilde genişleteceğiz.”dedi.

 

Gün içinde Almanya’nın en büyük bankalarından Commerzbank ve Firefox internet tarayıcısı ile bilinen Mozilla artık Facebook’a reklam vermeyeceğini duyurdu. Kriz sonrası oluşacak dünyadaki gelişmeleri merakla bekliyoruz.

Kaynak: Thenextweb

0

Leave a Comment

You must be logged in to post a comment.